Ana içeriğe atla

Yazmayalı oldu. Birikti.

Fikret Kızılok Oysa Ben çalıyor.

Hayatta hep çok sevilmemiş hatta sevildiğini hissedememiş biri olmak kırıyor.

Başkası tarafından sevilmek için çaba harcamak anlamsız geliyor.

Sonra kendi höthötlüğümle baş başa kalıyorum.

Biri iyi bi şey söylese ne diyeceğimi bilemiyorum.

Fotoğraflarda elimi kolumu nereye koyacağımı şaşırıyorum.

Birine, bi şeye aşşırı inanıp kendimi kaptırmaklar filan istiyorum.

Aşk?

Öyle yüce duygular besleyemiyorum.

Sevdiğim şeylerden eskisi kadar zevk almıyorum.

İçimden gelmiyor.

Birinin elini tutup sarılmak için gereken mesailer, mesafeler neden bu kadar uzun fazla?

Durup dururken elini tutsak, sarılsak ve kalan her şey okey olsa ya bi anda.

Sevmek istiyorum ve korkuyorum.

Artık yalnız uyumak istemiyorum.

Bütün bunlar için gereken çabadan yoksunum.

Ol deyince Olduran'a pası atıyorum.

Derin iç çekmeler.

Kendime çaylar.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

 Haftalık olarak filan kullanamaz mıyım ben burayı? Günlükten geçtik artık... Aylık, haftalık, yıllık filan ancak paklar. Falan yerine filan diyen itici birine dönüştüm ben. İçimden atma şu zehirli oku diyorum ama atmanı istiyorum. Allah'ım bu sefer ofsayt değil gol olsun nolur'lar. Bi şey var belki de yok ama hiç emin değilim. Olsun istiyorum. Yaşar Sevda Sinemalarda albümü neden bu kadar güzel. Birini her gün görmek ve sarılmak isteği aşk mı? Seni her gün görmek istiyorum. Sana seni her gün görmek istiyorum demek istiyorum. Senin her gün beni görmek istediğini bilsem söylerdim bunu rahatlıkla ama söyleyemem. Sonrası gelecek kaygısı çünkü. Olumsuzlaşacak bir şey hayatı bize dar etmesin diye susmaklar kalıyor geriye. Galiba seni seviyorum.
 Merhaba. Yazasım geldi.  Arkada Kaan Boşnak "içi dolu her şeyim" çalıyo.  Her şeyi ayırmak hiç hoşuma gitmiyo.  Sanki korkunç bi savaştan çıktım geldim kanıyorum.  Sar beni sen kollarınla merhemim sensin biliyorum.... Şarkı çok çok hoş. Ne desem boşa düşüyo. Bi şeyler düzeliyo, başka şeyler bozulmasın diye kıç kaşır oldum. Mizahla savıyorum, sıvıyorum. Hayat her şeye rağmen çok çok güzel, yaşamaya değer. Bunu en depresif halimle söylüyorum. Klişeler hayat kurtarır. Seni seviyorum. (Klişe)
 Biraz anlayış beklediğinde, az biraz sesini yükselttiğinde nasıl kapıların sana sertçe kapandığına dair bir yazı. Konuşmam az bile konuşsam tahammül edilemez bi şeyse eğer ben de susarım o zaman. Bütün dünya ben sustukça daha huzurlu bi yer olacaksa bunu denemek iyi gelebilir. Eylemlerim az bile eylesem tahammül edilemez bi şeyse eğer ben de eylemem o zaman. Bütün dünya ben eylemeyince daha huzurlu bi yer olacaksa bunu denemek iyi gelebilir. Yine kendi içime dönüyorum. Yine kendi içime kapanıyorum. İnsanlar ki bu insanlara yakınımdaki insanlar yani ailem demekle ne kadar yakınlık ölçütüdür bilemem ama kendi içlerinde yaşam formları geliştirmişler. Senin bu formlara dahiliyetin, hariciyetin bu formları etkilemiyor. Süregiden şeyler var. Süregelen ve süregiden şeyler. Kimseyi değiştiremeyeceğimi kabulleneli bayağı bi süre oluyor ama insan arada değiştirebileceğine dair bi yanılsamaya kapılabiliyor. Kendi içime dönüp aramalıyım. Kavga etmekle bi yere varamıyorum. Ne kendimle ne bi ba...