Ana içeriğe atla

Z raporu

 Bir yazıya neresinden, nerden başlanır öğrenemedim galiba hala. Zorluk yaşıyorum başlamakta. Ve bu durum sadece bu yazı ile alakalı değil. Bi başlasam gerisi gelir rahatlığı kalp.

Ne oldu? Ne oluyor? Ne olmakta?

İnsanın Anlam Arayışı kitabını okumayı bitirdim. Mutluluğun bir amaç değil, yan ürün olduğunu öğretti bana. Yani bi şeyi ne çok amaçlarsak, onu elde etmekten o kadar uzaklaşıyor olabilirmişiz.

Hayat elde ettiklerimiz değil, sorunlara çözüm üretebilme becerisi kazanabilme çabası sanırım.

Güzel olan her şey nadir olduğu kadar da güçmüş.

Hayatımdaki bazı belirsizlikler biraz netleşti ve bu beni bi nebze de olsa rahatlattı. Ama hala bazı şeyler nasıl olacak anksiyetesi arada yoklamıyor değil. Her şey olur, olacağına varır. Bozulan, tekrar kurulur. Bu düşünceler limonlu soda etkisi yaratıyor bünyemde.

Biraz gülümsemeye başladım. Sonra dedim ki bak nasıl da yakışmıyor sana. Eğreti duruyor ağzında. Nasıl da alışık değilsin.

Kendim ve başkaları kısmını halledemedim henüz. Kendimi başkalarına katsam ya da tam tersi, başkalarını kendime katsam bu iş çözülür gibi. Zor.

Başka hayatları izliyorum bi süredir, durdum. Bi mağazanın indirim reyonundaki karman çorman, ucuz, defolu hayatlarınızı vitrinlerde spot ışıklarının altında dünyanın en güzel şeyi gibi sunmaktan zevk almaya devam etmeleriniz çok cringe. Acınılası.

Olduğu gibi olanı özledim. Hesapsız, kitapsız... Çocuk gibi işte.

Kendime sevecek şeyler bulabiliyorum. Bana ne iyi geliyor bunu biliyorum. Tutunabilecek şeylere dönüşüyor bu.

Vesikalık çektirmem gerek. Kimliğimi değiştirmem gerek.

Yakın ve uzak zamanlı gerekliliklerim var böyle.

Herkes gibi, herkes kadar, herkesmişçesine.

Yapabilmek için mevcut olan en güzel zaman şu zaman. Hatırla bunu.

Kör Baykuş'u okiycam.

Anneannemi daha çok aramalıyım dedemin yanına gidene kadar yoksa özlerim.

Bazen o an yanımda olan birini gelecekte bi anda -ki bu çok muhtemel- özleyeceğim aklıma geliyor ve üzülüyorum.

Saçlarım uzadı diye seviniyorum.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

 Haftalık olarak filan kullanamaz mıyım ben burayı? Günlükten geçtik artık... Aylık, haftalık, yıllık filan ancak paklar. Falan yerine filan diyen itici birine dönüştüm ben. İçimden atma şu zehirli oku diyorum ama atmanı istiyorum. Allah'ım bu sefer ofsayt değil gol olsun nolur'lar. Bi şey var belki de yok ama hiç emin değilim. Olsun istiyorum. Yaşar Sevda Sinemalarda albümü neden bu kadar güzel. Birini her gün görmek ve sarılmak isteği aşk mı? Seni her gün görmek istiyorum. Sana seni her gün görmek istiyorum demek istiyorum. Senin her gün beni görmek istediğini bilsem söylerdim bunu rahatlıkla ama söyleyemem. Sonrası gelecek kaygısı çünkü. Olumsuzlaşacak bir şey hayatı bize dar etmesin diye susmaklar kalıyor geriye. Galiba seni seviyorum.
 Merhaba. Yazasım geldi.  Arkada Kaan Boşnak "içi dolu her şeyim" çalıyo.  Her şeyi ayırmak hiç hoşuma gitmiyo.  Sanki korkunç bi savaştan çıktım geldim kanıyorum.  Sar beni sen kollarınla merhemim sensin biliyorum.... Şarkı çok çok hoş. Ne desem boşa düşüyo. Bi şeyler düzeliyo, başka şeyler bozulmasın diye kıç kaşır oldum. Mizahla savıyorum, sıvıyorum. Hayat her şeye rağmen çok çok güzel, yaşamaya değer. Bunu en depresif halimle söylüyorum. Klişeler hayat kurtarır. Seni seviyorum. (Klişe)
 Biraz anlayış beklediğinde, az biraz sesini yükselttiğinde nasıl kapıların sana sertçe kapandığına dair bir yazı. Konuşmam az bile konuşsam tahammül edilemez bi şeyse eğer ben de susarım o zaman. Bütün dünya ben sustukça daha huzurlu bi yer olacaksa bunu denemek iyi gelebilir. Eylemlerim az bile eylesem tahammül edilemez bi şeyse eğer ben de eylemem o zaman. Bütün dünya ben eylemeyince daha huzurlu bi yer olacaksa bunu denemek iyi gelebilir. Yine kendi içime dönüyorum. Yine kendi içime kapanıyorum. İnsanlar ki bu insanlara yakınımdaki insanlar yani ailem demekle ne kadar yakınlık ölçütüdür bilemem ama kendi içlerinde yaşam formları geliştirmişler. Senin bu formlara dahiliyetin, hariciyetin bu formları etkilemiyor. Süregiden şeyler var. Süregelen ve süregiden şeyler. Kimseyi değiştiremeyeceğimi kabulleneli bayağı bi süre oluyor ama insan arada değiştirebileceğine dair bi yanılsamaya kapılabiliyor. Kendi içime dönüp aramalıyım. Kavga etmekle bi yere varamıyorum. Ne kendimle ne bi ba...